SEBZE Mİ? İĞĞĞĞRENÇ!!!

Sebze ve çocuk denildi mi gözümün önüne bebeklikten başlayan belki de kimimiz için yetişkin biri olana kadar da bitmeyen olumsuz görüntüler geliyor hep. Bu konuda psikoloji eğitimi almış arkadaşlarıma danıştım, makaleler okudum, çevremdeki annelerin uyguladığı taktiklerle ilgili bol bol sohbetlerim oldu. Hepsi bir karışım haline dönüştü benim için… Umarım bazıları sizin de işinize yarar! Hatta belki siz de bazılarını uyguluyorsunuzur. Belki de uyguladınız ve işe yaramadı. Zaman zaman daha önce işe yaramayan taktikleri tekrar denemekde fayda olabilir.

Unutmayın! Birinci kural çocuklarınıza yemek öncesi abur cubur yedirmemek…

AÇ ÇOCUK, KESİNLİKLE AÇ KALMAZ!

Taktik 1 : Tepki vermeyin

Yemekte sebze varsa çocukları masaya davet etmeden önce kesinlikle derin bir nefes alıyorum ben. Bol oksijen olacakları sakin karşılamama yardımcı oluyor. Ardından yemek zamanı olduğunu hatırlatıp herkesi masaya davet ediyorum. Biri masaya gelmiyor diyelim… Durum oldukça doğalmış gibi masada yemeklerimizi yerken şöyle bol kahkahalı bir sohbete başlıyorum. Bir süre sonra pıtır pıtır ayak sesleri duyuluyor zaten. “Yemek yemeye gelmedim” sözleri ve tabağa kaçamak bakışlarla sandalyesine oturan oğluma bir gülümseme gönderip “orada olduğunun farkında olduğumu ve bunun beni mutlu ettiğinin” mesajını veriyorum. Ama sohbetime aynen devam. Zaten sizden gelen “yemeğini ye” ısrarı yoksa doğal olarak çatal ya da kaşık ele alınıyor ve yemek yeniyor. Aman dikkat! Özellikle sebzesini yemeyeceğini söyleyip de sonradan yemeğe başlayan çocuğunuzla fazla göz göze gelmeyin zaten; hele de tam da ağzına okkalı bir kaşık sebze atarken… Ne de olsa önce reddedip sonra masaya gelmiş olması büyük gurur meselesi…

Taktik 2: Bir kaç kaşık yesin…

Sohbet devam ediyor ama o veya bu sebeple kaşık halen ağıza gitmiyorsa “bir kaç kaşık” kuralını uygulamayı deneyebilirsiniz. Çocuğunuzun yaşı kaçsa o kadar kaşık yemeğinden yiyip kalanını bırakabilir. Yine mi olmadı?

Taktik 3: Çiğ sebzeleri deneyin…

Zaten önceden hazırlamış olduğunuz ikinci silah devreye otomatik olarak giriyor. Unutmayın abur cubur yemeyen çocuk yemek saati zaten açtır ve bir şeyler yemek istemektedir. Ikinci kuralımız : Sofraya her zaman salata niyetine bir tabak doğranmış çiğ sebze koymayı unutmayın (her zaman farklı sebzeler): havuç, tatlı biber, brokoli, marul, salatalık, domates, doğranmış lahana, vb… Baktınız ki sıcak sebze tabakta neredeyse buz kesmek üzere –bunun her zaman kabul edilebilir olmadığını belirterek- onun için “en iğrenç” yemeği önünden kaldırıp temiz bir tabak koyun ve sofradan istediğini seçip yiyebileceğini hatırlatın. Çocuğunuz fazla inatçı ise bu da işe yaramayabilir.

Taktik 4 : Meyveler devreye giriyor artık!

Yemeğini yemeden sofradan kalkabilir ama abur cubur da yiyemeyeceği için “acıktım” dediği noktada istediği bir ya da birkaç meyve devreye girebilir. Ama bunu alışkanlık haline getirmemekde fayda var. Zira o tatlı tatlı meyveler bir süre sonra sebzeleri hiç yenilmez hale getirebilir.

Aleni taktikler işe yaramıyorsa siz de sebzeleri ÇAKTIRMADAN yedirebilirsiniz.

Taktik 5: Sebze çorbasının sırrı!

Blenderdan geçirilmiş pür sebze çorbası, şöyle bozadan kıvamlıca… ama adı sebze çorbası değil. Sebzeleri az zeytinyağ ile az suda haşlayın, kullandığınız sebzenin tadını bastırması için sebzeye göre biraz pirinç, bulgur, şehriye katın… üzerine mutlaka naneli, fesleğenli bir tereyağ sosu hazırlayın. Hazırlayın ki baharatın kokusu sebze kokusunu bastırsın. Hayal gücünüzü kullanın. Çorbanın adı mevsimine göre kış çorbası, yaz çorbası, bahar çorbası olabilir… Çocuğunuzun sevdiği başka birşey olabilir. Mesela ben karnıbahar çorbasını süt çorbası diye yediriyorum. Kimse bir şey anlamıyor.

Taktik 6 : Nefis bir “İtalyan” omleti.

Çocuğunuz çorba sevmiyor olabilir… Omlete ne dersiniz? Yumurta da mı sevmiyor (Emin misiniz?)? Omlet demenize gerek yok ki. Ben kendimce İtalyanca bir isim uyduruyorum, oluyor. Pizzayı bulan italyanlar bu güzel yemeği de bulmuşlar! Tarifi de sevdikleri bir arkadaşlarının annesinden yeni almış oluyorum. Nasıl yiyorlar, hem de nasıl! Sebzeleri yumurtaya katın, süt, peynir, biraz tuz ilave edin, sonra da el belender’ından geçirin. Omletin rengi zaten yeşile, turuncuya,… dönüşecek. Servis tabağına alıp üstünü süsleyin. Domates, birber kullanıp gülen surat yapın ya da aklınıza gelen başka bir süsleme…

Taktik 7: Sevmediği sebze sevdiği ile nasıl gider?

Çocuğunuz bazı sebzeleri seviyor ama bazılarını sevmiyor olabilir. O zaman sevmediği sebzeyi el blender’ından geçirip soğanla birlikte kavurun. Sevdiği sebzeye katın ve pişirin. Dikkat! Sevdiği sebzenin tadını değiştirmemelisiniz.

ALTIN KURAL…

Ama unutmayın. Israr yok. Bugünkü ısrarınız, gelecekte çocuğunuzun bir yetişkin olarak bile o sebzeyi yememesine sebep olabilir. Bir düşünün! Anneniz ya da babanız, sizi bir sebzeyi yemeniz için zorlamış mıydı? Peki o sebzeyi şimdi yiyor musunuz? Ben hala bakla yiyemiyorum….

Advertisements